6 Ağustos 2015 Perşembe

Angela'nın Külleri & Frank McCourt

Ekonomik kriz sırasında, Amerika'ya yeni gelmiş bir göçmen ailesinin çocuğu olarak, Broklyn'de dünyaya gelen ve İrlanda'nın Limerick kentindeki yoksul mahallelerde büyüyen Frank McCourt'un anıları böyle başlıyor. Frank'ın babası Malachy, genellikle çalışmadığı, çalıştığı zamanlar da aldığı parayı içkiye yatırdığı için, annesi Angela'nın çocuklarını bakıp besleyecek parası yoktur. Ancak aynı Malachy, sorumsuz ve garip bir adam olmasına karşın, Frank'in hikâye yazma yeteneğini ortaya çıkacaktır. Frank, babasının, İrlanda'yı kurtaran Cuchulain hakkında anlattığı hikâyelerle, annesine bebekler getiren, Yedinci Basamaktaki Meleğin hikâyesiyle beslenerek büyür. Belki de Frank'in hayatta kalmasının nedenidir bu hikâye . Frank, paçavralar giyerek, Noel yemeği için domuz başı dilenerek, ateş yakmak için sokak kenaklarından kömür toplayarak, yoksulluğa, açlığa ve akrabalarıyla komşularının umursamaz zalimliğine katlanır. Katlandığı gibi, hakâyesini, yaşama sevinciyle dolu, olağanüstü bağışlayıcı ve etkili bir dille anlatmak için sağ kalır.Her sayfası, Frank McCourt'un şaşırtıcı ve sevencen mizahı ile dolu olan ANGELA'NIN KÜLLERİ, bir klasiğin tüm belirtilerini veren muhteşem bir kitap. Why Should You Doubt Me' (Benden Niye Kuşkulanasın ki?) isimli kitabın yazarı, Mary Breasted'in dediği gibi, "Frank McCourt'un kitabı çok dokunaklı, çünkü insanın yüreğini dağlayan hikayesi gerçek. Hiç kimse, hiçbir zaman yoksullukla çocukluğu böyle anlatmadı. Frank McCourt'un hikaye yazmak için sağ kalması insanı hayrete düşürüyor. Böylesine bir pislik ve sefaletten, kusursuz bir başyapıt yaratabilmiş olması da az mucize değil" 
Sayfa Sayısı: 463 
Baskı Yılı: 2015
Dili: Türkçe
Yayınevi: Epsilon Yayınları


Duygusal yönü ağır basan kitaplara devam mı, devam. Dramanın dibine vurdum mu, vurdum.

Açlık ve sefalet içinde geçen bir çocukluk, sarhoş bir baba, zayıf bir anne. Birde bu yazılanların bir kurgu değilde yaşanmış bir hayat hikayesi olduğunu öğrenince daha bir üzülüyorsunuz. Yani mendiller yine yanınızda olmalı.
Yazar İrlanda da sefalet içinde geçen çocukluğunu günlük bir dille anlatıyor, daha çok hatıra anı tarzı yazılmış diyebilirim. O kadar akıcı ve sade bir dili var ki sıkılmadan bir çırpıda okuyorsunuz kitabı.

Filmi de çok güzel, çocukların oyunluğunu müthiş.
Hem kitabı okuyun, hem filmini seyredin. Sizde dramanın dibine dibine vurun.